Ücret (Öykü)

Önsöz: Bu öykü X-Bilinmeyen dergisi Ocak 1979 sayısında yayınlanmıştı. Pohl-Kornbluth ekolünden sayılabilir.

-Bu alet için ayrı bir ücret ödemeniz gerekiyor, dedi hostes.
-Ama nasıl olur? dedi uzay gemisinin ön koltuklarından birinde oturan sarışın, genç adam. Bu ufacık alet için mi? Bunlar için ayrı bir ücret alındığını bilmiyordum. Sadece bir traş makinesi.
-Neyle çalışıyor? Eğer elektrikliyse, gemide kullanacağınız için bedelini ödemeniz gerekir.
-Hayır, dedi genç adam heyecanla. Doğrudan doğruya enerji alma yoluyla çalışıyor. Bu geminin nükleer gücünün düşünülemeyecek kadar küçük bir parçasını kullanıyor. Bu kadarı bir kredi bile etmez.
-Bilmiyorum, dedi hostes. Bu konuda Ekonomik Yönetici ile görüşmem gerek. Bir dakika, gelir misiniz? O aleti de alırsanız iyi olur

Gemi, Neptün'den henüz havalanmış, hedefine, Dünya'ya doğru yolculuğuna başlamıştı, Yolcuların çoğu Neptün madenlerinde hisseleri olanlar, çalışanlar. Dünya - Neptün bağlantısını sağlayanlardı. Yolculuk bir hafta sürüyordu. Zaten iki günde bir sefer düzenleniyordu. Son zamanlarda "Zirkonyum Dönüşümü" ilkesi, yakıt sisteminde kullanılmaya başlanmış, bu da yolculuk süresi ve yakıt tüketimini oldukça azaltmış, bununla beraber ücretler de azalmıştı.

Ekonomik Yönetici bir süre düşündü, sonra:
-Bu aygıt? dedi. Geminin enerjisinden yararlandığı için, bir ücret ödemeniz gerekiyor.

Genç adam artık sinirlenmeye başlamıştı.
-Bakın, dedi, aygıtın kullandığı enerjinin doğal ücretini hesaplarsak, 0,00005 kredi kadar ödemem gerekirdi. Bu kadar küçük bir şey için tartışmaya gerek var mı?
-Hayır, dedi Ekonomik Yönetici. En az ücret olarak saptadığımız 10 krediyi vermeniz yeterli.

Genç adam mosmor oldu.
-Bir kredi bile ödemem! diye haykırdı. Ekonomik Yönetici de kızmıştı. Adamın elindeki aygıtı kapıp hırsla yere attı. Aygıta bir şey olmamıştı, ama üzerinde bir kaç ışık yanıp sönmeye başladı,
-Hey, dedi genç adam, bunu yapmayacaktınız! Aygıt denetimden çıktı.
Komuta köprüsünde ışıklar birdenbire söndü. Bir saniye kadar sonra yedek sistemler çalıştı. 

Komutan meraklanmıştı. Yardımcısına döndü.
-Ne oluyor? Bir bozukluk mu var? Yardımcısının gözleri faltaşı gibi açılmış, dehşetle önündeki göstergelere bakıyordu,
-Ko... Komutan, dedi titrek bir sesle. Enerjimiz gittikçe azalıyor, nedenlerini bilemiyorum. Nükleer motorlar soğumaya başladı...
-Hemen Neptün'e dönmeliyiz! diye haykırdı, Komutan.

Bilgisayarı programladı. Gemi uzayda yurnuşak bir dönüş yaptı ve kalktığı yere doğru hızla ilerlemeye başladı.
-Motorları son güce ayarla! Belki bu itmeyle gezegene ulaşabiliriz.

Hız göstergesi önce büyük bir hızla arttı, sonra yavaş yavaş düşmeye başladı.

Ekonomik Yönetici ile genç adam şaşkınlıkla aygıta bakıyorlardı. Aygıt şimdi kıpkırmızı kesilmiş, etrafında belli belirsiz bir enerji perdesi oluşmuştu.
-Ne oluyor? diye haykırdı Ekonomik Yönetici. Anlamak için bir kaç adım attı.
-Yaklaşma! diye uyardı genç adam. Galiba anlıyorum. Enerji yutmaya başladı. Güç motoru bozulmuş olmalı. Ama, nasıl durdurabiliriz onu?


Bir an düşündü. Yakınındaki bir metal çubuğu kaptı ve enerji perdesinin ortasına fırlattı. Şimşekler çaktı, etraf bu ışıkla aydınlandı. Sonra metal çubuk toz haline gelip yok oldu.

-Yararı yok, dedi genç adam. Yön değiştirdiklerini fark etmişti. Hey, nereye gidiyoruz? Onu yanıtlamak istercesine koridordaki vericiden Komutan'ın sesi yükseldi:

-Sayın yolcular, elimizde olmayan nedenlerle rotamızı değiştirdik. Bilinmeyen bir şey, geminin tüm enerjisini emmeye başladı, bu nedenle Neptün'e dönmek zorundayız. Orada başka bir gemiye aktarılacaksınız. Bu aksaklık nedeniyle şirketimiz adına hepinizden özür dileniz.

Genç adamın telâşlandığı anlaşılıyordu.
-Hayır! diye bağırdı. Neptün'e dönersek, oradaki tüm enerjiyi emer. O zaman herkes ölür!

Etrafına baktı.
-Komuta merkezine nasıl gidebilirim?
-2 A koridorundan. Ama dur, oraya gidemezsin...

Genç adam onu duymamış, koşmaya başlamıştı. Uzunca bir koridora çıktı. Duvarda büyük harflerle «2» yazıyordu. Yan koridorlardan biri olacaktı. Bir kaç metre sonra 2 A koridorunu buldu. Koştu, birdenbire bir enerji perdesine çarparak yere yuvarlandı.



«Kimlik kartınız?» diye sordu mekanik bir ses. Geçemeyeceğini anlamıştı. Hemen geriye döndü. Ne yapacağına karar verememişti. O sırada vericiden Komutan'ın sesi duyuldu:
-Az sonra Neptün'e ineceğiz. Yerçekimi ayarlamaları yapılacağından herkesin yerinde olması iyi olur. Yerinize geçebilmeniz için iki dakikanız var.

Genç adam, geldiği yere doğru, koşarak ilerledi. "Sonunda Ekonomik Yönetici'nin bulunduğu koridora ulaşmıştı. Gitmeye hazırlanan adamın arkasından koştu:
-Komuta Köprüsüyle nasıl bağlantı kurabilirim?
-İleride telsiz var. Ama, boşuna uğraşma, zaman kalmadı. Yerine olursan daha iyi olur.

Elinden bir şey gelmeyeceğini anlamıştı. Gemi, son gücünü kullanarak Neptün üssüne inmeyi başardı. 

Şimdi enerji perdesi iyice büyümüştü. Bir patlama tehlikesi göz önüne alınarak herkes boşaltıldı. Nitekim bir kaç dakika sonra hangarlardan birine alınan gemi patladı. 

Birdenbire üs soğumaya başladı. Üs komutanı dehşetle:
-Reaktör soğuyor, diye bağırdı. 

Araç enerji yutmaya devam ediyordu, Genç adam hangardaki ışıklı şeyi bir süre seyretti, sonra bu sahneyi kendisiyle beraber seyreden Ekonomik Yönetioi'ye döndü. Gözlerinde kararlılık seziliyordu:
-Gördünüz mü? Bütün bunlara 10 kredi neden oldu. Siz paradan başka bir şey düşünmediniz ki! Ama, merak etmeyin. İşte, ücretinizi fazlasıyla ödeyeceğim.
-Hey! dedi Ekonomik Yönetici, Ne yapmayı düşünüyorsun?
-Bu aygıta engel olmanın bir tek yolu var. Enerjiyi kendi bedenime geçirmek.
-Yapma! diye haykırdı Yönetici. Bir şey başaramazsın!

Genç adam onu dinlemiyordu. Korkusuzca yürüdü, kendini enerjinin içine attı. Bir an ışık içinde yere yıkıldı, sonra ayağa kalktı ve gülümseyerek, oradakilerin şaşkın bakışları arasında yürüdü. Yürüdükçe arkasındaki ışıklar sönüyordu. Şimdi enerji bir de ayak kazanmıştı. Genç adam enerji toplayarak yoluna devam etti. Ekonomik Yönetici şaşkınlıkla arkasından bakakalmıştı:
-Kandırdı beni! dedi. Ücretini ödemeden gitti.


Yorumlar

Popüler Yayınlar