Yazmak Üzerine

Lise yıllarımda en sevdiğim şeylerden biri evde uygun bir yere oturmak, defterimi elime almak ve yazmaktı. 30 yıl sonra bugün eski defterlerimi bulup yeniden baktığımda o zamanlar hakikaten yazmaya meraklı olduğumu bir kez daha anladım. 8 yıl içinde (1975-1983) yaklaşık 1300 sayfa yazmışım. 64 öykü (7'si İngilizce), 1 roman taslağı (tamamlanmamış), 3 seri öykü, 1 deneme. Özellikle ilk yazılar 14 yaşın saflığını gösteriyor, ama aynı zamanda tüm okuduklarımdan gelen esinlenmeler açık. 1974'lerde Bilim-Kurgu'yla tanışmış ve bulduğum her türlü kitabı harçlığım elverdiğinde alıp anında yutmaya başlamıştım. 75'lerde esinlendiğim bilim-kurgu kitaplarının etkisiyle bir sürü "seri öykü" yazmışım.

Birisinin adı "Zefir". Dünya üzerindeki bazı felaketlerden sonra okyanusun altında Atlantis'te (evet, yokolmamış!) gizli bir uluslararası teşkilat kuruluyor, yarı askeri. Bu teşkilatın komutanı (kod adı Zefir) yardımcılarıyla birlikte dünyayı çeşitli belalardan kurtarıyorlar. Önce gizli çalışıyorlar, sonra ortaya çıkınca Birleşmiş Milletler'in askeri kanadı gibi çalışıyorlar. (NATO'dan bahsedilmiyor tabii!) Aslında bugün çocuklar için çizgi roman dizilerine uyar gibi geldi bana! Çok Amerikanvari doğal olarak. Tam 12 bölüm sonra 1977'de sona ermiş.


Bir başka dizi öykü "Grup Dört" ("Görevimiz Tehlike" olabilir mi? Birinin kod adı da "Şef"). Sadece 3 macera sonra emekliye ayrılan bu dizide polis teşkilatından ayrılmış, bağımsız çalışan dört arkadaşın maceraları var.


"Galaksoid" bir başka Bilim-Kurgu dizisi. (Sanırım isimlerde biraz zorlanmışım!) Sekiz bölüm süren bu dizi 1977'de sona ermiş. Dizinin kahramanının ünvanı çok güzel : "1. galaksi Federasyonu Yabancı Dünyalarda Hayatı Araştırma Komisyonu Başkanı". Eh, ne de olsa
Uzay Yolu yılları. (Henüz bir tek Uzay Yolu (Star Trek) var ve geçtiğimiz 15 yıl içinde Amerikan televizyonlarında yaşanan Star Trek enflasyonu henüz çok uzak)
İşin en ilginç yanı, bunca yıl sonra bu yazılara baktığımda onlara oldukça yabancılaştığımı farkettim, sanki başka biri yazmış gibi izliyordum onları. Bir bakıma yazmak çocuk büyütmek gibi olsa gerek. Bir süre sonra onlar bağımsızlaşıyor ve onlara uzaktan bakmaya başlıyorsunuz. Yıllar sonra bu benden çıkıp kendi varlıklarına kavuşan yazı parçacıklarına bakınca onları ayıklayıp içlerinden paylaşmaya değer olanları bu pencereden görünecek bir yere asmaya karar verdim...

Yorumlar

Popüler Yayınlar